Canan Çalağan

Kucağa sığmayan mektuplar, kartlar 

Canan Çalağan

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası – Eğitim Sen, Çorum 1990’lar; Ankara, 2000’lerden itibaren 

O dönemin mevcut koşullarında siyasal bir kararla tutuklandık, diye düşünüyorum. Amaç KESK’i damgalamak. 2009’da, İzmir’de olmuştu. Ardından Ankara’daki operasyon farklıydı, sadece kadınlara yönelik bir operasyon oldu. Sendikaların Yürütme Kurullarında yer alanlar ile aktif kadın üyelerden oluşan on beş kişi gözaltına alındık. Dokuzumuz tutuklandı. Ben de tutuklananlardan biriydim. Gözaltına alındığımızda 8 Mart hazırlıklarıyla meşguldük. Çoğumuz bu çalışmalar için şehir dışında idik. Çok yoğunduk. Ankara’ya döndüğümüz günü beklemişler. Pazartesi sabahı operasyon yapıp tümümüzü gözaltına aldılar. Tabi, başta sadece kadınlara yönelik olduğunu bilmiyorduk. Emniyete götürüldüğümde bir baktım, Ankara’da beraber çalışma yürüttüğümüz bütün kadın arkadaşların orada olduğunu gördüm. Peş peşe, getirildik. Herkes birbirine sesleniyor “Amaan sen de mi? Sen de mi?!” Bir baktık ki, on beş kadınız; 8 Mart öncesi Ankara’da, KESK’te çalışma yürütecek neredeyse bütün arkadaşları gözaltına alınmışlar. Dedim ki, “Bir kısmımızı tutuklayacaklar.” Öyle de oldu. Sendikalı kadınlar, o dönem müthiş bir dayanışma ile bizi çok iyi sahiplendi. Postacı cezaevindeki koğuşumuza kucağına sığmayan mektuplar, kartlarla geliyordu. Düşünün şimdi, KESK, SES, Tüm-Bel-Sen, bizden kısa bir süre sonra Eğitim Sen, HABER-SEN, neredeyse bütün kadın Yürütme Kurulu üyeleri ve Ankara’da ciddi çalışma yürüten kadın arkadaşlar cezaevindeyiz.

Canan Çalağan’ın anlatısının tamamını okumak için tıklayınız

Canan Çalağan’ın “Dönüşürken sendikayı da dönüştürmek; tutuklamalara, ihraçlara rağmen mücadeleyi sürdürmek” konulu kaydını izlemek için videoya tıklayınız. 

Canan Çalağan ile sözlü tarih görüşmesi 2017 yılında yapılmıştır.   

Menü POPUP