Satı Burunucu

“Başkan gel, sen kadınsın”

Satı Burunucu

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası-Tüm Bel-Sen

Ankara, 1990’lardan günümüze değin

Çocuğuma, anneme, eşime, kardeşlerime vermem gereken zamanı başkalarıyla paylaşıyorum diye vicdan azabı duydum. Onlar da bunu hep hissettirdiler zaten. Zeynep dünyaya geldikten sonra bu vicdan azabını daha da attırmaya çalıştılar. Emzirme döneminde il dışına ilk çıktığımda annemin fonda Zeynep’in ağlama sesiyle “Çocuğunu bıraktın gittin, süt çocuğu daha“ demesini, çok duydum. Mücadele içinde görev alan kadınlar için özel alanlar açılmadığını, taşıdığı yüklerin gitgide arttığını,  evde iş yapan, yemek pişiren, çocuk büyüten, toplantı ve eylem de yapan bir Herkül olmaya  zorlandığımızı, yaşayarak tecrübe ettim.

Kadınlar, sendika içinde, sendikal mücadele sırasında da çeşitli engellerle karşılaşıyor. Koruma duygusuyla yapılanlar da var. Onları gülümseyerek karşılıyorsun: Eylemdesin. Polisle karşı karşıyasın. Polis karşıdan saldırıyor. Üyeler de “Başkan gel, sen kadınsın” diye geri çekmeye çalışıyor, aralarında kalıyor, iki tarafa karşı mücadele veriyorsun… Yönetim kurullarında eskiden masaya vurmalar şiddet gibi gelmiyordu ama şimdi ses yükseltmenin dahi ne olduğunu biliyorsun. Bunun şiddet yaratmak, üstünlük kurmak için yapıldığını biliyorsun. 

Satı Burunucu’nun anlatısının tamamını okumak için tıklayınız

Satı Burunucu’nun anlatı kaydı 2022 yılında yapılmıştır.

Menü POPUP